TARSİM Genel Müdürü Bekir Engürülü, 2026 yılının ilk alt ayında tarım sigortalarının durumu hakkında önemli bilgiler paylaştı. Engürülü, toplamda 40 milyon dekarlık bir alanın TARSİM sigorta kapsamına alındığını belirtirken, “TARSİM’in kuruluş tarihinden bu yana en yüksek sigortalılık oranına ulaştığımız bir yıl geçirdik” ifadesini kullandı.
Yüksek Sigortalılık Oranı
Engürülü, tarım sigortası uygulamalarının giderek daha fazla çiftçi tarafından benimsendiğini belirtti. Çiftçi kayıt sistemine kayıtlı alanların yaklaşık %30’unun sigorta kapsamına alındığını vurgulayan Engürülü, TARSİM'in geçmiş yıllara oranla gösterdiği gelişmeyi ön plana çıkardı. "Tarım sigortasının temel ölçütü, ekilebilir ve kontrol edilebilir alanlardır. Bu durum, bitkisel ve hayvansal üretim için önem taşıyor. Son bir yıl içinde 30 milyon büyükbaş ve küçükbaş hayvan sigortalandı. Bu durum, bizlere çiftçilerin artık daha bilinçli olduğunu gösteriyor" şeklinde konuştu.
Çiftçilerin Güvencesi
Genel Müdür Engürülü, çiftçilerin TARSİM’in sağladığı güvenceye olan inancının arttığını ifade etti. Çiftçiler, meydana gelebilecek zararlar karşısında TARSİM'in sigorta ödemelerini gerçekleştireceğinden emin olmaya başladı. Bu güvenin önemine dikkat çeken Engürülü, Tokat’tan bir çiftçinin “TARSİM var diye güvenle ekiyorum” sözlerini örnek gösterdi. Bu tür güven duyumları, tarımsal üretimi artırmak ve sektörde kalıcılığı sağlamak adına kritik öneme sahip. Engürülü, "Amacımız, tarıma yatırım yapan ve bu alanda kalmayı hedefleyen tüm bireyler için sürdürülebilir bir yapı kurmaktır" dedi.
Köy Bazlı Verim Sigortasında Düşüş
Engürülü, tarım sigortası politikalarının etkilerini değerlendirirken bu yıl farklı hava koşullarının da etkili olduğuna dikkat çekti. Şubat ve Mart ayında meydana gelen olağanüstü yağışların, bazı bölgelerde sel ve su baskınlarına yol açtığını belirtti. Güneydoğu Anadolu'da mercimek ve buğday ürünlerinin bu durumdan etkilendiği kaydedildi. Ancak Engürülü, köy bazlı verim sigortasına olan talebin düştüğünü ve bu durumun çiftçilerin bilinçlenmesiyle ilgili olduğunu açıkladı. “Kuraklık yaşanmadan aşırı yağışlar meydana geldiği için çiftçiler genellikle meteorolojik verilere dayanarak sigorta yaptırma kararını verdiler. Ancak her durumda sigorta poliçesi yaptırmak önemlidir” dedi. Bu yıl verim sigortası yaptırmanın gerekliliğini vurgulayan Engürülü, çiftçilerin bu hizmetten faydalanmalarını önerdi.
Bekir Engürülü, zarar gören çiftçilere ilişkin hasar sürecinin detaylarını paylaştı. Daha önce yaşanan afetlerle ilgili olarak, bugüne kadar 300 binin üzerinde hasar ihbarı elde ettiklerini açıkladı. Engürülü, bu ihbarlar arasında dolu nedeniyle meydana gelen zararın öne çıktığını ifade ederek, yaklaşık 90 bin dolu ihbarı aldıklarını belirtti. Ayrıca, sel, su baskınları ve dondan kaynaklanan zararların da önemli bir yer tuttuğunu sözlerine ekledi. Bu tür olayların yanı sıra, hayvancılıktan kaynaklı ölümlerle ilgili ihbarlar da dikkat çekici bir şekilde arttı.
Hasar Tazminatı ve Muallak Hasarlar
Engürülü, ilk altı aylık süreç içerisinde toplamda yaklaşık 4.5 milyar liralık hasar tazminatı ödediklerini açıkladı. Bu miktar, yaşanan doğal afetlerin etkisiyle meydana gelen kayıpların büyük bir kısmını karşılamakta. Ayrıca mevcut durumda 9 milyar lira tutarında muallak hasarın hâlâ ödenmediğini belirterek, bu rakamın zamanla artabileceğine dikkat çekti. TARSİM, çiftçilerin sigorta kapsamındaki koruma alanlarını genişleterek, hasar süreçlerinin hızlanmasına katkıda bulunuyor.
Geleceğe Yönelik Önlemler
Engürülü, bu hasar süreçlerinin ardından geleceğe yönelik daha fazla önlem alınması gerektiğini vurguladı. Özellikle iklim değişikliği ve doğal afetlerin sıklığı artırdığı göz önüne alındığında, tarım sektörünü koruyacak projelerin geliştirilmesi büyük bir gereklilik haline geliyor. Çiftçilerin eğitimi, bilinçlendirilmesi ve uygun sigorta ürünlerine erişimlerinin sağlanması, bu tür olayların etkisini azaltmak adına önemli adımlar olarak değerlendiriliyor. TARSİM’in bu konuda daha aktif bir rol üstlenmesi gerektiği düşünülüyor.