Türk P&I Sigorta'nın Hasar Yönetiminden Sorumlu Müdürü Erdinç Kartal Gürsoy, liman operasyonlarının artan riskleri ile bunu yönetmenin ne denli önemli olduğunu vurguladı. Gürsoy, liman sorumluluk sigortasının etkin bir risk yönetimi için hayati bir bileşen olduğunu ifade etti.
Liman Sorumluluk Sigortasının Artan Önemi
Günümüzde denizcilik sektöründe liman operasyonlarının giderek karmaşık hale geldiğini belirten Türk P&I Sigorta Hasar Yönetmeni Erdinç Kartal Gürsoy, bu durumun liman sorumluluk sigortasının önemini artırdığını dile getirdi. 2026 Şubat ayında yayımlanan Sirkülerde, bu sigorta türlerinin teminat yapıları ve dikkate alınması gereken temel noktalarla ilgili değerli bilgilerin paylaşıldığına dikkat çekti. Limanlar, deniz ticaretinin hayati geçiş noktaları olarak birçok farklı riskle karşı karşıya kalabilmektedir. Gemi trafiği, yük transferleri, çevresel tehditler ve üçüncü taraflarla olan etkileşimler, liman işletmelerinin üstlendiği sorumluluk risklerini ciddi şekilde artırıyor. Bu risklerin yönetilmesi, kapsamlı ve iyi planlanmış bir liman sorumluluk sigortası gerektiriyor.
Kapsam ve Teminat Limitleri Üzerine Değerlendirmeler
Erdinç Kartal Gürsoy, liman sorumluluk sigortalarının sadece fiziksel zararları kapsamakla kalmayıp, aynı zamanda üçüncü şahıslara yönelik bedensel yaralanmalar, çevresel kirlilik, yük üzerindeki hasarlar ve enkaz kaldırma gibi yüksek maliyetli durumları da içerdiğinin altını çizdi. Gürsoy, bu bağlamda “Özellikle çevresel kirlilik ve büyük hasar talepleri, limanlar için ciddi finansal sonuçlar doğurabilmektedir. Bu nedenle teminat limitleri ve kapsam, her limanın özel operasyonel yapısı göz önünde bulundurularak atılmalıdır” sözleri ile bu konunun önemini vurguladı.
Underwriting Sürecinin Önemi
Gürsoy, underwriting sürecinin liman faaliyetleri üzerindeki kritik etkisini vurgulayarak, limanın spesifik özelliklerinin poliçe tasarımında belirleyici bir faktör olduğuna dikkat çekti. Faaliyet alanının yanı sıra elleçlenen yük türleri ve kullanılan ekipmanlar gibi unsurlar da, özelleştirilmiş sigorta çözümleri geliştirilmesinde önemli bir rol oynuyor. Gürsoy, “Her limanın kendine özgü risk profiline uygun alternatiflerin oluşturulması şarttır. Standart poliçe modelleri yerine, her limanın durumuna özgü tasarımlar önerilmelidir.” ifadesiyle, mevcut sistemdeki özelleştirmenin gereğini aşikâr hale getiriyor. Bu tür çözümler, limanların özgün koşullarına daha iyi bir şekilde uyum sağlamak için tasarlandığında, hem sağlanan sigorta kapsamının etkinliği artmakta hem de risk yönetiminde başarı sağlanmaktadır.
Uluslararası Uygulamalar ve Güvenilirlik
Gürsoy, uluslararası sigorta uygulamalarının liman sorumluluk sigortalarında ne denli önemli bir güvence mekanizması oluşturduğuna değindi. Reasürans yapılarının etkisine de dikkat çeken uzman, “Küresel P&I sistemleri, ciddi ve karmaşık hasarların yönetiminde bir referans noktası haline gelmiştir.” şeklinde bir yorumda bulundu. Bu sistemlerin varlığı, liman işletmelerinin farklı risk senaryolarına karşı daha iyi bir hazırlık süreci geçirmelerine olanak tanımakta, bu sayede potansiyel kayıpların minimize edilmesini sağlamaktadır. Uluslararası deneyimlerin aktarımı, yerel piyasalarda daha güvenilir ve sağlam poliçelerin oluşmasına katkı sunmaktadır. Böylece, liman işletmeleri, sektördeki büyük değişimlere karşı daha dayanıklı bir yapı geliştirme fırsatına sahip olmaktadır.
Stratejik Bir Araç Olarak Liman Sorumluluk Sigortası
Sonuç olarak, Gürsoy, liman sorumluluk sigortasının yalnızca bir finansal ürün olmanın ötesinde, deniz ticaretinin sürdürülebilirliği, operasyonel güvenliğin artırılması ve hukuki risklerin yönetilmesi açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu belirtti. “Bu bilinçle hareket etmek, liman işletmeleri ve denizcilik sektörü açısından hayati öneme sahiptir.” dedi. Liman sorumluluk sigortası, aynı zamanda, işletmelerin gelecekteki sıkıntılara karşı hazırlıklı olmalarını da sağlar, böylelikle hem sektördeki güvenilirliği artırmış olur hem de ekonomik istikrarı destekler. Bu perspektifle ele alındığında, liman sorumluluk sigortası, gelişen denizcilik sektörünün olmazsa olmaz bir parçası olmayı sürdürmektedir.