AXA Türkiye'nin CEO'su Yavuz Ölken, Sigorta Medya'nın Genel Yayın Yönetmeni Can Kantar'ın konuğu olduğu bir yayın sırasında, 2025 yılına ilişkin sektör performansını ve 2026-2027 dönemindeki beklentileri detaylı bir şekilde ele aldı. Bu açıklamalar, Konya'da gerçekleştirilen yayında, sigortalanma oranları, doğal afetler, trafik ve sağlık branşlarındaki değişim ile birlikte yeni ürün geliştirme ve dağıtım stratejileri hakkında geniş bir perspektif sundu. Ölken, ayrıca AXA Türkiye'nin büyüme performanskı, acente ile veri odaklı dönüşüm adımları ve önceliklere dair de bilgiler paylaştı.
2025 Sektör Performansı ve Beklentiler
Yavuz Ölken, 2025 yılının sigorta sektörü açısından zorlu geçtiğini ancak beklenenden daha güçlü sonuçlarla tamamlandığını ifade etti. Özellikle 2023-2025 döneminin ele alınarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Ölken, bu sürecin hiperenflasyon döneminin son evrelerinden biri olarak dikkat çekti. Maraş depremlerinin ardından sertleşen sigorta ve reasürans pazarlarının, 2025'in ikinci yarısı itibarıyla yeniden normale dönmeye başladığını belirten Ölken, zorlu koşullara rağmen sektörün yılı başarılı bir şekilde kapattığını dile getirdi. Ayrıca, 2025 yılı içinde sermaye yeterliliklerinin ve kârlılığın arttığını kaydetti. Yüksek enflasyonun getirdiği baskının finansal gelirlerle absorbe edildiğini belirten Ölken, doğal afetlerin sınırlı kalmasının da olumlu sonuçlara katkı sağladığını ifade etti.
Rekabetin Sürdürülebilirliği Üzerine Uyarı
Son dönemde sigorta sektöründe komisyon indirimleri üzerinden yeni iş kazanma eğiliminin arttığını vurgulayan Ölken, bu durumun sürdürülebilirliğine dair kaygılarını aktardı. Serbest rekabetin doğal bir olgu olduğunu, ancak sigorta sektöründe asıl rekabetin fiyat ve hizmet üzerinden yürütülmesi gerektiğini savundu. Komisyonlar üzerinden rekabetin artırılmasının, sektör için potansiyel bir darboğaza yol açabileceğini belirten Ölken, bu durumun uzun vadede sorun yaratabileceğine dikkat çekti. Bu bağlamda, sektörde kalitenin artması için çeşitli stratejilerin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Trafik Sigortası ve Gelecek Dönem Beklentileri
Trafik sigortası alanındaki arz sorununun olmadığını ve poliçe üretiminin kesintisiz devam ettiğini söyleyen Ölken, bu alandaki temel gündemin fiyatlama değil, maliyet yönetimi ve mevzuatsal dönüşüm olması gerektiğine dikkat çekti. Türkiye Sigorta Birliği ve SEDDK'nın maliyetleri azaltmaya yönelik düzenlemeler üzerinde çalıştığını belirten Ölken, 2026-2027 döneminde trafik sigortasının daha sağlıklı bir yapıya kavuşacağını öngördüğünü ifade ederek sektördeki potansiyel değişimlere dair umut verdi. Bu kapsamda, tedbirlerin alınması ve sektördeki gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiğine vurgu yaptı.
Sektör açısından büyüme alanının trafik dışı branşlarda olduğu vurgusu yapılırken, Türkiye'de hala yüksek seviyelerde koruma açıklarının bulunduğu ifade ediliyor. Kasko ve konut sigortaları gibi geleneksel alanlarda bile önemli koruma açıkları mevcut. Ölken, Türkiye'deki KOBİ segmentinin sigortalanma oranının yaklaşık yüzde 25 civarında olduğunu belirterek, bu durumun büyük bir potansiyel yarattığını aktardı.
Yeni Ürün Geliştirme Çabaları
AXA Türkiye’nin koruma açıklarını kapatmaya yönelik yeni ürünler geliştirdiği bilgisi veriliyor. Özellikle çiftçiler için tasarlanan sigorta paketinin kısa süre içerisinde yaklaşık 5 bin poliçeye ulaştığı belirtiliyor. Anadolu genelinde çiftçilerin risklerini kapsayan bu ürün, tarım sektörü için büyük bir ihtiyaçtan doğmuş durumda. Ayrıca, KOBİ’lere özel olarak oluşturulan siber sigorta ürününün de yaklaşık 9 bin işletmeye ulaştığı ifade ediliyor. Siber saldırılar ve veri ihlalleri günümüzde işletmelerin karşılaştığı yaygın riskler arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra parametrik deprem sigortası gibi yenilikçi ürünler de dikkat çekiyor. Bu ürün, belirli bir büyüklüğün üzerindeki depremler sonrasında maddi hasar olmaması durumunda bile işletmelerin gelir kayıplarını ve ek masraflarını karşılayabiliyor. Berat döneminde bu ürünün de 5 binin üzerinde satış rakamına ulaştığı aktarılıyor.
Yeşil Dönüşüm ve Sigorta Sektörü
Sigorta sektörünün geleceği açısından yeşil dönüşümün çok önemli fırsatlar sunduğu ifade ediliyor. Rüzgar ve güneş enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının yanı sıra elektrikli araçlar ve enerji dönüşüm süreçleri yeni sigorta ihtiyaçlarını beraberinde getiriyor. Bu tür yatırımlar, sektör içinde yeni teminat ve hizmet alanları yaratıyor. Ölken, bu gelişmelerin sigorta sektöründe yeni prim üretimi anlamına geldiğini vurguluyor. Yenilenebilir enerjilere yönelik yapılan yatırımların artışı, sektördeki oyuncular için fırsatlar sunarken, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirlik açısından da olumlu bir etki yaratacağı düşünülüyor. Özellikle enerji üreten konutların sigortalanmasına yönelik çözümlerin artırılması gerektiği ifade ediliyor. Vidolar ve diğer görseller içerikte bulunmadığı için eklenemedi.