Coface, 2026 yılı için küresel ekonomik büyümenin %2,6 seviyesine gerilemesini bekliyor. Ancak buna rağmen, global ekonominin genel dayanıklılığını koruduğunu vurguladı. 2025 yılı içinde dünya genelinde ticaretin %3,9 oranında artış göstereceği belirtildi. Buna karşılık, ABD'de iflas oranlarının yılın ikinci yarısında %15 oranında yükseldiği gözlemlendi. Raporda, altı farklı ülkeden beşinin risk notunun artırıldığı, bu bağlamda dokuz sektörün yedisinin de görünümünün pozitif yönde güncellendiği ifade edildi. Bununla birlikte, mevcut jeopolitik belirsizlikler, yavaşlayan ticaret ve düşen petrol fiyatları gibi unsurlar öne çıkan risk faktörleri arasında yer aldı.
2026 Beklentileri ve Genel Dayanıklılık
Coface’in yayımladığı Risk Değerlendirme Raporu, 2026 yılı için dünya genelinde ekonomik büyümenin yavaşlayacağına işaret ediyor. Rapora göre büyüme oranının %2,6 seviyesinde kalması bekleniyor. Bu durumda, jeopolitik belirsizlikler ve finansal riskler gibi unsurların ekonomik aktivite üzerindeki olumsuz etkilerine rağmen, genel dayanıklılığın sürdüğü gözleniyor. Ekonomik göstergeler, sağlam bir dayanıklılık sergileyerek, zayıflama belirtilerinin tam anlamıyla ortaya çıkmadığının altını çizmektedir. Özellikle ticaretin güçlenmesi ve küresel talebin çeşitli yapılardaki değişimlerle yeni yönler kazanması, bu dayanıklılığın temel nedenleri arasında sayılabilir.
2025 Yılında Küresel Ticaretin Direnci
Coface’in analizine göre, 2025 yılı, dünya genelindeki ekonomik belirsizliklere rağmen beklenenden daha dayanıklı bir tablo ortaya koydu. Küresel ticaretin %3,9 oranında büyümesi, bu yıl için önceden öngörülen %2,8’lik büyüme tahminiyle de uyumlu bir gelişme sergiledi. Bu büyümenin arkasında, gümrük tarifelerindeki belirsizliklerin minimal seviyede kalması ve şirketlerin hızlı adaptasyon yetenekleri ile desteklenmiş bir ticaret yapısı yatmaktadır. Özellikle ABD'den gelen güçlü ithalat verileri ve başlangıçta beklenenden daha düşük gerçekleşen efektif tarife oranları, 2025 yılındaki ticaret artışına büyük katkı sağladı. Kasım ayında bu oran %9,4 seviyesinde sabit kalması, ticaretin sürdürülebilirliği noktasında önemli bir gösterge oluşturdu. Çin ile yaşanan gerilimlerin etkisiyle, beklenmedik durumların bu oranın altında kalması ise küresel ticari alışverişin sağlandığını kanıtlar nitelikte.
2026 yılı, küresel ekonomik koşullar açısından kaygan bir zeminde başlamış durumda. Yapılan incelemeler, Latin Amerika, İran ve Grönland'daki olayların jeopolitik riskleri artırdığını ortaya koyuyor. Yüksek faiz oranlarının etkisi, borç seviyelerini yükseltirken, bunun sonucunda ortaya çıkan finansal kırılganlıkların da büyüdüğü vurgulanmaktadır. Bu belirsizlik ortamı, birçok ülkede ekonomik dalgalanmalara zemin hazırlamakta.
Küresel Ekonomide Belirsizlik Artıyor
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki ekonomik politikaların sürekli dalgalanma göstermesi ve uluslararası rekabetin giderek artması, zayıflayan küresel iş birliği ortamında yeni ticaret gerilimlerinin ortaya çıkma riski taşıdığı ifade ediliyor. Özellikle Avrupa'da yükselen sosyal ve siyasi baskılar, sağlık ve iklimle ilgili tehditler, küresel ekonomik görünüm üzerinde ek zorluklar yaratmakta. Tüm bu faktörler, ülkelerin ekonomik gidişatını etkileyerek belirsizlikleri artırmaya devam ediyor.
Bölgesel Ekonomik Büyüme Tahminleri
Coface’in sunduğu rapora göre, ABD ekonomisinin 2026 yılı için yüzde 2,2 oranında büyümesi öngörülüyor. 2025'in ikinci yarısında şirket iflaslarının yüzde 15 artmasına rağmen, güçlü tüketim alışkanlıklarının ekonomik aktiviteyi desteklemeye devam edeceği belirtiliyor. Euro Bölgesi’nde beklenen büyüme ise yaklaşık olarak yüzde 1 civarında gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Almanya’nın geniş kapsamlı yatırım planları sayesinde yaşadığı toparlanmanın yanı sıra, Fransa'da kamu açığının GSYH’nin yüzde 5'inin üzerinde seyrettiği, bu nedenle büyümenin yüzde 0,9 seviyesinde dengeleneceği öngörülmektedir. Orta Avrupa ülkeleri, daha dinamik bir performans sergileyerek dikkat çekiyor; özellikle Polonya, yüzde 3,8 oranında büyüme ile ön plana çıkıyor.
Asya Ekonomisi ve Büyüme İhtimalleri
Asya pazarına baktığımızda, Çin'in ekonomik büyümesinin yüzde 4,4 ile önceki dönemlere kıyasla yavaşlayacağı tahmin ediliyor. Bu durum, bölgedeki ekonomik dengeler üzerinde etkili olabilecek bir durum olarak öne çıkıyor. Hindistan ise, yüzde 6,1’lik büyüme tahmini ile küresel ekonominin önemli bir motoru olmaya devam edeceği değerlendirilmektedir. Ülkenin yükselen ekonomik profili, Asya ve dünya genelindeki ekonomik dinamikleri şekillendirmekte önemli bir rol oynuyor.