Sigorta Finansal Şokların Olumsuz Etkilerini Hafifletiyor

Geneva Association'ın yeni raporu, "Gelişmekte Olan Ekonomilerde Finansal Kapsayıcılığın Temel Unsuru Olarak Sigortacılık", bu ülkelerde finansal kapsayıcılığın sağlanmasında sigortanın kritik rolünü ele alıyor.

Geneva Association tarafından yayınlanan “Gelişmekte Olan Ekonomilerde Finansal Kapsayıcılığın Temel Unsuru Olarak Sigortacılık” adlı rapor, gelişmekte olan ülkelerde sigortanın finansal kapsayıcılığı artırma konusundaki önemli rolünü ele aldı. Araştırmaya göre, bu ülkelerde büyük çapta koruma açıkları mevcut ve 1,3 milyardan fazla yetişkinin hâlâ resmi finansal sistemlerle bağlantısı bulunmuyor. Bu durum, toplumsal anlamda büyük riskler oluşturmakta ve pek çok hane halkının finansal krizlerle başa çıkma yeteneklerini zayıflatmaktadır.

Sigortanın Koruma Rolü

Rapor, sigortanın bireyler üzerindeki olumsuz etkileri minimize etmedeki önemine vurgu yapıyor. Gelişmekte olan ülkelerde haneler ve küçük işletmeler, acil sağlık hizmetleri gereksinimleri, gelir dalgalanmaları ve iklim değişikliği gibi sebeplerle çeşitli finansal kırılganlıklar yaşamaktadır. Sigortanın, bu zorlukların üstesinden gelinmesine yardımcı olarak risklerin kollektivize edilmesi yönünde sağladığı katkılar belirtiliyor. Ayrıca, sigorta araçlarının ek bir avantajı da bireylerin ve işletmelerin yeni fırsatlar yaratmasına olanak sağlamasıdır. Örneğin, Hindistan’da uygulanan devlet destekli ve teknolojiye dayalı programlar sayesinde milyonlarca kişi önceki dönemde hiç ulaşılamayan sağlık, hayat, kaza ve tarım sigortası kapsamına alınmıştır. Bu durum, kamu desteğinin özel sektör iş birlikleri ve dijital altyapılarla ne denli etkili sonuçlar doğurabileceğinin bir göstergesidir.

Kapsayıcılığın Önemi ve Hedefler

Raporda, 2023 yılı itibarıyla gelişmekte olan ülkelerdeki koruma açığının, küresel düzeyde %60 oranında bir orana tekabül ettiği tespit ediliyor. Bu gözlemler, finansal kapsayıcılığın ekonomik büyümeyi ve dayanıklılığı destekleyen önemli bir mekanizma olduğunu ortaya koyuyor. Tasarrufları ve yatırımları artırarak ekonomik kalkınmayı teşvik eden bu mekanizmalar, aynı zamanda girişimcilik faaliyetlerini desteklemesi yönüyle de dikkat çekiyor. Buna ek olarak, yoksulluğun azaltılmasına, hanelerin finansal durumunu iyileştirmelerine ve insan kaynaklarına daha fazla yatırım yapmalarına olanak tanımaktadır. Kriz anlarında dayanıklılığı artıran finansal sistemler, bankaların daha geniş mevduat tabanlarına ulaşmasına yardımcı olurken, kredi portföylerini çeşitlendirerek kayda geçmeyen mali işlemleri asgariye indirmektedir.

Gelişmekte olan ülkelerde sağlık harcamaları, hanehalkının kaygıları arasında en ön sırada yer alıyor. Sigorta konusunda uluslararası düzeyde karşılaştırılabilir veri eksikliği göz önünde bulundurulduğunda, Geneva Association Türkiye de dahil olmak üzere 7 farklı ülkeyi (Brezilya, Çin, Hindistan, Meksika, Fas, Güney Afrika ve Türkiye) kapsayan bir anket gerçekleştirdi.

Anketin Temel Bulguları

Yapılan anketin sonuçları, sağlık sigortası ile ilgili genel algılar ve sorunlara dair önemli veriler sunuyor. Katılımcıların %70'inden fazlası, sigorta ürünlerinin faydalı olduğuna inanmakta. Ancak bu faydaya rağmen, sağlık harcamaları endişeleri birçok ülkede, özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomilerde dikkat çekici bir sorun haline gelmiş durumda. Bu durum, bireylerin kamu sağlık sistemine dair hissettikleri güvensizliği ve koruma eksikliklerini gözler önüne seriyor. Özetle, sağlık harcamalarının yaratmış olduğu kaygılar, toplumların sigorta ürünlerine olan ihtiyaçlarını arttırmaktadır.

Ülkelere Göre Sigorta Bilinirliği

Sigorta bilinirliği konusunda yapılan araştırma, en yüksek bilinirliğin Çin, Hindistan ve Güney Afrika'da olduğunu göstermektedir. Bu ülkelerde bireyler, sigorta ürünlerini daha iyi tanımakta ve ihtiyaçlarını daha iyi değerlendirebilmektedir. Türkiye'nin de yer aldığı diğer ülkelerde ise bu bilinirlik seviyesinin özellikle düşüklüğü dikkat çekmektedir. Anketten elde edilen veriler, ülkeler arasında ciddi bir fark olduğunu ortaya koyuyor. Bu fark, bireylerin sigorta ile ilgili bilgi ve deneyimlerinde belirgin rol oynamaktadır.

Alım Gücünün Rolü

Ankette belirgin bir şekilde görülen bir diğer engel ise sağlık sigortası ve belirli süreli hayat sigortası gibi ürünlerin alım gücüne bağlı olarak ödenebilirliğidir. Çoğu katılımcı, sigorta primlerinin kendileri için ulaşılmaz olduğunu ifade etmekte. Bu durum, özellikle gelişmekte olan ekonomilerde hanehalkını zorlayan maddi yükümlülüklerin bir sonucudur. Sigorta bilincinin arttırılması ve ürünlerin daha erişilebilir hale gelmesi, bireylerin bu finansal araçlardan faydalanması için kritik öneme sahiptir.

Bilgi Eksiklikleri ve Birikimli Hayat Sigortaları

Birikimli hayat sigortaları hakkında ise katılımcıların büyük bir kısmı, yeterli bilgiye sahip olmadıklarını belirtmişlerdir. Bu tür sigorta ürünleri, bireylerin gelecekteki finansal güvenliklerini sağlamaları için önemli bir araç olmasına rağmen, belirsizlik ve bilgi eksiklikleri bu ürünlerin benimsenmesini engellemektedir. Sigorta şirketlerinin, bireylere yönelik bu ürünlerin faydalarını açıkça belirten eğitim programları ve bilgilendirme kampanyaları düzenlemesi gerekmektedir. Bu çabalar, hem bilinçlendirmeyi artıracak hem de sağlık sigortası piyasasını canlandıracaktır.

İLGİLİ HABERLER