Quick Finans’ın SmartIQ iş birliği ile yayımladığı 2. El Oto Raporu, Ocak ayı verileriyle otomotiv sektöründeki önemli gelişmeleri ortaya koydu. Rapor sonuçlarına göre, Türkiye’de 0 km otomobil ve hafif ticari araç satışları, 2026 Ocak ayında geçen yıl aynı döneme göre yüzde 9,77 oranında bir artış göstererek 75 bin 362 adete ulaştı. Bu, tüm zamanların en yüksek ikinci Ocak ayı satış rakamı olarak kaydedildi.
0 Km Araçlarda Yükseliş
Yeni yılın ilk ayında SUV segmentinin payı, geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla üç puan artışla yüzde 60,3 seviyesine ulaştı. Ayrıca, hibrit ve elektrikli araçların toplam satışlardaki payı da yüzde 49,2'ye yükseldi. Bu oran, 2026 Ocak ayında önceki yılın aynı ayında sadece yüzde 40,7 düzeyindeydi. Satış performansındaki bu artışın, güçlü talep ve yatırım alanlarındaki servet etkileri ile desteklendiği gözlemleniyor. Otomotiv pazarındaki bu olumlu tablo, günümüzün çevresel etkilerini de yansıtan değişen taleplerin bir sonucu olarak değerlendiriliyor.
İkinci El Pazarında Dikkat Çeken Düşüş
Rapor verilerine göre, 15 yaşına kadar ve 350 bin kilometre sınırını aşmadan satılabilecek ikinci el araçların satışında, geçen yılın Ocak ayına göre yüzde 10 oranında bir düşüş yaşandı. Ayrıca, bir önceki aya kıyasla satışlardaki gerileme yüzde 20 olarak kaydedildi. Satıcılar, bu gerilemenin nedenleri arasında Avrupa'dan gelen araç fazlasını ve yeni model araçlara yönelik uygulanan agresif pazarlama kampanyalarını işaret ediyor. Ocak ayındaki ikinci el otomobil satışları ise 300 bin 410 adete ulaşarak, Aralık ayındaki 385 bin 141 adetlik satış rakamlarına göre yüzde 20’lik bir düşüş gösterdi.
Stokta Kalma Süresi Uzadı
İkinci el otomobil pazarındaki satış hızının azalması, araçların stokta kalma sürelerine de yansıdı. Aralık ayında 45 gün olan ortalama stokta bekleme süresi, Ocak ayında 47 güne yükseldi. Bu artış, binek ve ticari araç segmentlerinde eşit şekilde gözlemlendi. Binek araçlar için stokta kalma süresi 45 günden 47 güne çıkarken, ticari araçlarda bu süre 43 günden 47 güne ulaşmış durumda. Ticari araç segmentinde görülen dört günlük artış, talepteki zayıf seyrin en açık göstergesi olarak değerlendiriliyor. Bu durum, piyasanın yeni yıl itibarıyla daha temkinli bir denge arayışına girdiğini ortaya koyuyor.
İkinci el hafif ticari araç sektöründe yaşanan daralma, son aylarda belirgin bir şekilde devam etmekte. Kasım ayında geçen yılın aynı dönemine göre satışlarda %15 oranında bir azalma yaşandı. Aralık'ta bu düşüş %10 olarak kaydedilmişken, Ocak ayında yıllık bazda toplam %18,5 oranında bir gerileme görüldü. Son üç ayda ise ikinci el hafif ticari araç satışları, 173 bin 310 adetten 148 bin 373 adede düşerek %14,4 oranında bir azalma gösterdi. Bu durum, ticari araç segmentinde talebin yılın başında zayıf bir profil sergilediğini gösteriyor.
İkinci El Fiyatlarında Enflasyon Etkisi
Ocak 2026 itibarıyla, ikinci el otomobil fiyatlarının yıllık olarak enflasyon ile paralel bir artış gösterdiği gözlemleniyor. 2025 yılının Ocak ayı, temel alınarak yapılan hesaplamalarda, 2026 Ocak’ta B segmentindeki araçların fiyat endeksi 128, C segmentinde 134 ve D segmentinde ise 132 seviyesine ulaştı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Ocak 2026 yıllık Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) artışı %30,65 olarak kaydedildi. İkinci el otomobil fiyatlarındaki yıllık artış ise %28 ila %34 arasında değişim gösterdi. Bu veriler, ikinci el araç fiyatlarının genel enflasyon eğilimleriyle benzer bir seyir izlediğini ortaya koyuyor.
Üretim ve Dış Ticaret Verileri Arz Fazlasını Göstermekte
Otomotiv sektöründe Ocak ayı üretim, ihracat ve ithalat rakamları da piyasada arz fazlasının söz konusu olduğunu ortaya koymakta. Toplam otomotiv üretiminde %5,2, otomobil üretiminde ise %17,2 oranında düşüş gözlemlenirken, toplam ihracatta %17,2 ve otomobil ihracatında %27,6’lık bir azalma yaşanmıştır. Buna karşılık, toplam ithalat %5,1, otomobil ithalatı ise %3,5 oranında artış göstermiştir. Yapılan raporlara göre, sıfır kilometre araçlar için düzenlenen kampanyalar ve artan arz, ikinci el otomobil pazarında fiyatların dengelenmesine neden olmuş ve bu durum satış temposunun yavaşlamasına yol açmıştır. Piyasanın yeni yılda daha temkinli bir denge arayışı içinde olduğu değerlendirilmektedir.