Türkiye Sigorta Birliği (TSB) tarafından yayınlanan veriler, trafik sigortası hasar süreçlerinin en önemli bilgi kaynaklarından biri olan eksper raporlarının işlevselliğini ortaya koyuyor. Bu raporlar, hasarın oluşmasından itibaren onarım sürecine kadar birçok değişkenin bir arada değerlendirilmesine olanak sağlıyor. 2025 yılı trafik sigortası eksper raporları, hasar tutar aralıklarından araç grubu dağılımına, coğrafi yoğunlaşmadan tamirhanelerin tercihine kadar geniş kapsamlı bir sektörel analizi mümkün kılıyor.
Eksper Raporları ve Trafik Sigortası
2025 yılı boyunca, trafik sigortası çerçevesinde yaklaşık 861 bin eksper raporu hazırlandı. Bu veri seti, trafik sigortasının hasar sürecinin ne kadar dinamik bir çalışma yapısı içerdiğini gözler önüne seriyor. Hasar tarafa yönelik bu yoğun yapılanma, sektörün genel maliyet yapılarını da anlamak için oldukça önemli bir kaynak oluşturuyor. Çeşitli parametrelerin izlenmesi, sektörün daha sağlıklı gelişimine katkı sağlayabilir ve etkili stratejilerin oluşturulmasına olanak tanır.
Ortalama Hasar Maliyetleri
Yapılan analizler sonucunda, trafik sigortasında dosya başına ortalama hasar maliyetinin 66,6 bin TL olarak belirlendiği görüldü. Bu maliyetin neredeyse tamamı parça ve işçilik giderlerinden kaynaklanıyor. Parça maliyetleri yaklaşık 33 bin TL, işçilik maliyetleri ise 32,7 bin TL seviyelerinde seyrediyor. Bu durum, toplam hasar tutarının yanı sıra maliyet bileşenlerinin detaylı şekilde takip edilmesinin önemini ortaya koyuyor. Sektörün sürdürülebilirliği adına bu tür verilerin dikkate alınması, stratejik kararların alınmasına yardımcı olacaktır.
Trafik sigortası hasarlarının önemli bir bölümü düşük tutar bandında yoğunlaşıyor. Yapılan araştırmalar, hasarların dağılımını net bir şekilde ortaya koyuyor. 0-50 bin TL aralığındaki hasarların oranı yüzde 62,2 olarak belirlenirken, 50-100 bin TL arası hasarların payı yüzde 23,2 olarak tespit edildi. 100-200 bin TL tutarındaki hasarların oranı ise yüzde 9,6’yı oluşturuyor. 200 bin TL üzerindeki hasarların oranı ise yüzde 5,0 iken, 300 bin TL üzerindeki hasarların payı yüzde 2,7 seviyesinde. Bu veriler, adet bazında düşük tutarlı hasarların baskın olduğunu gözler önüne sererken, yüksek tutarlı dosyaların toplam maliyet üzerindeki etkisinin de önemli olduğunu gösteriyor.
Hasar Dağılımında Dikkat Çeken Oranlar
Yapılan analizler gösteriyor ki, trafik sigortası hasarları genellikle düşük tutar aralığında yoğunlaşmakta. Özellikle 0-50 bin TL arasındaki hasarların yüzde 62,2 gibi büyük bir kısmı oluşturduğu, toplam hasarların ciddiyetini anlamak açısından oldukça önemli bir veri. Bu bağlamda, 50-100 bin TL bandında kalan hasarların oranı ise yalnızca yüzde 23,2 olarak gözlemlenmekte. Öte yandan, daha yüksek tutarlı hasarların oranlarının oldukça düşük olduğu dikkat çekiyor. 100-200 bin TL aralığında kalan hasarlar, yalnızca yüzde 9,6 seviyesine ulaşırken, 200 bin TL üzeri hasarların oranı yüzde 5,0'e kadar düşüyor. En yüksek tutarlı hasarların payı ise yalnızca yüzde 2,7 ile sınırlı kalıyor. Bu dağılım, sigorta şirketlerinin düşük tutarlı hasarlarla sıkça karşılaştığını ve yüksek tutarlı hasarların daha az sıklıkla meydana geldiğini gözler önüne seriyor.
Araç Gruplarının Eksper Raporlarındaki Payı
Sigorta sektörü, araç grubu bazında yaptığı değerlendirmelerde, ekspertiz raporlarının büyük bir kısmının otomobillere ait olduğunu ortaya koyuyor. Yapılan incelemelere göre, eksper raporlarının yüzde 71,3'ü otomobillere ilişkin. Diğer araç gruplarının toplam payı ise yüzde 28,7 ile sınırlı kalıyor. Bu durum, Türkiye’deki araç parkının büyüklüğü ve otomobillerin günlük hayattaki kullanım yoğunluğuna paralel bir şekilde şekilleniyor. Özellikle otomobil sahiplerinin yüksek sayıda bulunması, ekspertiz raporlarını da doğrudan etkiliyor. Arazi araçları ve motosikletler gibi diğer araç grupları ise otomobillerle kıyaslandığında çok daha az bir paya sahip. Bu veriler, trafikteki araç yoğunluğunun, sigorta sektöründeki hasar raporlarını nasıl yönlendirdiğine dair önemli ipuçları veriyor.
Maliyet Kırılımlarında Kaporta ve Boya İşçiliği
Maliyet analizleri yapıldığında, işçilik masraflarının büyük bir kısmını kaporta ve boya işlemlerinin oluşturduğu dikkat çekiyor. Hasar onarımlarında en çok karşılaşılan kalemlerden biri olarak kaporta işleri öne çıkarken, boya işlemleri de bu süreçte önemli bir yere sahip. Araçların dış yüzeylerindeki hasarların onarımı, genellikle ön kaporta bölgesinde yoğunlaşmakta. Bu durum, tamir süreçlerinde maliyetlerin nasıl şekillendiğini de gözler önüne seriyor. Parça maliyetleri açısından bakıldığında ön kaporta, özellikle dikkat çeken alanlardan biri haline gelmiş durumda. Kaporta ve boya işlemlerinin yüksek maliyetleri, sigorta şirketleri için önemli bir yük oluşturarak sigorta primlerinin etkilenmesine yol açıyor. Bu nedenle bu masrafların yönetimi, sigorta şirketleri için hayati önem taşıyor.